11 Nisan 2011 Pazartesi

Mevsimlerden Bahar

Uzun zamandir, baharin gelisini bebop esliginde kosarak kutluyorum. Pek de kutlama sayilmaz aslinda; zira kanaatimce Kerouac olmadigim icin bebop esliginde bir seyler kutlamak pek bana gore bir eylem degil. 
-1. 
Itiraf etmek gerekirse bahar kafami karistiriyor ve kosmak beynimi temizleme istegimi destekliyor, hatta hayata geciriyor. Uzun lafin kisasi karakteristik olarak ice kapanik bir insanim; ama bahar beni disa donuk olmaya zorluyor ve bu durumun var ettigi ic celiskim beni bunaltiyor. Baharda daimi olarak kendimle kalmayi hedeflerken insanlar arasinda kayboluyorum ve en nihayetinde bahar boyunca "Kalabaliklar icinde yalniz yasiyorum." klisesine hizmette kusur etmiyorum. 
-2.
Iste bu yuzdendir ki baharda doga yeniden dogarken ben kosuyorum ve kis mevsimini ozluyorum. Iki uc gun once yuruyus parkurunda sozde bahar kutlamami tekrarlarken gunesli bir banka uzanmis etrafa keyifle gulumseyen bir kedi dikkatimi cekti. Onunden dorduncu kez gececekken sigara, alkol ve benzeri maddelerin bunyeme verdigi zarar sagolsun nefesim kesildi ve biraz soluklanmak icin mutlu kedinin yanina oturdum. Nefes tempom normale donene kadar da kediyle hasir nesir oldum. Yeniden dogru duzgun nefes almaya baslayabidigimde kosuya devam ettim, kedinin keyif cattigi bankin onune yeniden gelmistim ki bir baktim bizimki tatmin olmus bir bicimde etrafta dolanmaya baslamis. Bu sahne beni bir kez daha keske biz insanlar da kedi gibi olabilsek, gunes isigi ve biraz sevgi ile tatmin olabilsek demeye gark etti. Zira azla yetinemeyip "fazla"nin pesinden kosuyoruz, cok sey icin cabaliyoruz ve istediklerimize bir bir ulastikca (ya da ulasamadikca) ruhumuz geride kaliyor. Bu surecte bir cok seyi iskaliyoruz ve anin farkina varamiyoruz. Nicelerin hak ettigi degeri onlardan esirgiyoruz. "Misal ask." cumlesiyle niceleri ornekleyerek bir baska kliseye daha hizmet etmek durumunda kalmis bulunmaktayim. Ama ziyani yok. Zira son iki uc cumlem belirli konseptlere burnunu soktugu icin rahatsiz oldum. Zira ben de ayni konseptlerin pesinden kosan sistem evladiyim. O sebeptendir ki ne haddime...
Her seyi gectim de kosmak cok guzel.
-3.



Bu rakamlar da neyin nesiydi diyen meraklilara (opucukler):

1-Bebop esliginde bir seyler kutlayabiliyorsaniz ve beatnik degilseniz size psikolojik tedavi almanizi tavsiye ederim. Gun gecip devran donunce bana tesekkur edeceksiniz.

2-"Kalabaliklar icinde yalniz yasamak." en anlam veremedigim kendini bohem sanan ademoglu repligidir. Daima, "Madem ki yalniz olmak isine geliyor neden insanlar arasinda olmayi seciyorsun mirim." derim; sonra bahar gelir "Evet, varmis boyle bir sendrom." diyerek kendini bohem sanan ademogluna hak verir,  tukurdugumu yalarim. Kis mevsimine geceriz ve ben yeniden 'Bilader derdin nedir? Aman tanrim ne kadar bohemim ayagina kiz tavlamak istiyorsan hedef kitlende yer almiyorum, kisacasi bosa nefes tuketiyorsun." derim. Bahar gelir, "Cocugu kirmasaydim aslinda; bak biz de kalabaliklar arasinda yalnizlastik." derim. Yeniden tukurdugumu yalarim. Hayat insanlara tukurdugunu yalatmaktan ibaret oldugu icin bu kisir dongu gocundurmaz beni. 

3- "Bu blogun yazari misin nesin! Turkce yazmadan once Turkce klavye al; cunku tum kelimlerin icine ettin." diyenlerdensen haklisin okur demek boyun borcumdur.
-HandeLara.